TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifiyle 16.881 TL olan en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılması gündemde. Düzenleme ilk bakışta emekliler için olumlu bir adım gibi görünse de, mevcut maaş yapısı incelendiğinde yüksek prim ödeyen emeklilerin bu artıştan sınırlı fayda sağladığı görülüyor. Uzman değerlendirmelerine göre, emekli maaşları arasındaki fark her geçen yıl daha da daralıyor ve bu durum sosyal güvenlik sistemi açısından yeni sorunları beraberinde getiriyor.
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ ZAMMI AYNI DÖNEMDE YÜKSELDİ
Ocak ayı itibarıyla asgari ücret 22.104 TL’den 28.075 TL’ye çıkarıldı. Aynı dönemde en düşük emekli aylığının da 16.881 TL’den 20 bin TL’ye yükselmesi planlanıyor. Ancak milyonlarca emeklinin maaşına yapılan artış oranı yüzde 12,19 ile sınırlı kaldı. Bu artışın yalnızca resmi enflasyon farkını yansıttığı, hayat pahalılığı karşısında alım gücünü korumaya yetmediği vurgulanıyor.
ORTALAMA EMEKLİ MAAŞI AŞAĞIYA ÇEKİLİYOR
Yapılan değerlendirmelere göre sorun, en düşük emekli aylığının artırılmasından çok, ortalama emekli maaşının korunamaması. Yıllara göre maaş farkları bu tabloyu net şekilde ortaya koyuyor:
- Ocak 2019: En düşük emekli maaşı 1.000 TL, ortalama emekli maaşı 2.090 TL. Fark yüzde 109.
- Temmuz 2025: En düşük maaş 16.881 TL, ortalama maaş 20.992 TL. Fark yüzde 24.
- Ocak 2026 (öngörü): En düşük maaş 20.000 TL, ortalama maaş yaklaşık 23.551 TL. Fark yüzde 18.
Bu veriler, sistemin ortalama maaşları yukarı taşımak yerine en düşük seviyeye doğru yaklaştırdığını gösteriyor. Bu durumun refah artışı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ifade ediliyor.
ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM BEKLENMİYOR
2026 yılı için açıklanan hedef enflasyon doğrultusunda, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmasının düşük ihtimal olduğu belirtiliyor. Ocak ayında yapılan zammın yılın tamamını taşıyacağı, enflasyon hedefin üzerinde gerçekleşirse reel kayıpların kaçınılmaz olacağı değerlendiriliyor. Ayrıca yalnızca asgari ücretlilerin değil, asgari ücretin üzerinde maaş alan orta gelir grubunun da yıl içinde zam alamayarak alım gücü kaybı yaşayacağı öngörülüyor.
SGK SİSTEMİ İÇİN KRİTİK UYARI
Uzman analizlerine göre, yüksek prim ödeyenlerin enflasyon karşısında yeterince korunamadığı bir sistemde, fazla prim ödemenin anlamı giderek azalıyor. Bu yapının devam etmesi halinde 2026 sonrası SGK sistemi açısından ciddi yapısal sorunların ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Ücret ve maaşlarda rakamsal artışlar yaşansa da, alım gücü korunmadığı sürece bu artışların toplumsal refaha dönüşmediği ifade ediliyor. Gerçek refahın, yalnızca nominal zamlarla değil, reel gelirlerin sürdürülebilir şekilde korunmasıyla mümkün olduğu vurgulanıyor.



Yorum Yap
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın
Giriş Yap